8 Ağustos 2012

Not

ben ki hayatı boyunca hiçbir not defterine yapması gereken şeyleri yazmamış, neredeyse hiçbir zaman alışveriş listesi yapmamış, ilkokul'da bile öğretmenin verdiği ödevleri deftere not etmemiş bir insandım. gel gelelim ben, yaşar usta bu son bir ayda erasmusla ilgili yapacağım şeyleri bir deftere not etmeden yaşayamaz oldum. yapacağı her şeyi aklında tutabilen insan gitti, yapılacaklar listesi yaptığı halde bir sürü şeyi unutan insan geldi. ben bu insanı sevmedim ama düşününce bu insanın da bir suçu yok. o kadar çok bürokratik işi tek bir kişiye yükleyenler utansın. aylardır doldurmadığım kağıt kalmadı. ingilizce- türkçe mailleşmeler, her türlü ilgili internet sitesini baştan sonra ezberleyecek derecede okumalar... bunların hepsi ziyan, zaman israfı. hayır sonunda beni gerçekten mutlu edecek bir şey olmasa ahhh yeter bea diyerek her şeyi bir gofret kağıdı gibi çöpe atabilirdim ki aslında bu özüme çok daha uygun bir davranış olurdu. ancak söz konusu hayaller olduğunda birazcık fazladan dayanma gücü ekleniyor bünyeme. şimdilerde yapacaklarımı not etmeyi baya baya adet edindim. alacağım pamuğu bile yazıyorum, pamuk al! diye. belki de bunlar hep yaşlılıktan da ben erasmusa suç buluyorum. yaşlandım be blog naparsın. ama bak yaşlılıktan bile olsa sırf bu pasaport-vize stresinden 3 yaş yaşlandığımı düşünerek işin suçlusunu yeniden erasmus ilan edebilirim.

ancak tüm bu sıkıntılara rağmen bugün çok mutluyum. çünkü vize işi de bitti. bir iki gün içinde vizeniz gelecek garantisini de aldım, elçilikten çıkarken sanırsınız uçuyorum, birtakım ayçiçek yağı reklamlarındaki insanlar gibiyim. ayrancı'dan tunalı'ya üç saniyede varmışım. beklemenin bittiği bir hayat ne güzelmiş be dedim, ayrıca ayçiçek yağı reklamlarındaki insanlara da fazla derecede sempati duymaya başladım. aylardır ilk defa bir şeyin gerçekleşmesini beklemediğim bir gün yaşadım. artık gerçekleşmekte olan bir şeye ulaşacağım zamanı bekleyeceğim sadece. bir şey başarmışım gibi bir his değil bu, zaten var olan bir şeye ulaşmamda bir engel kalmadığını net bir şekilde görebilmenin mutluluğu. (pek de güzel) bu yapacağım şeyin birçok insan için öyle büyük dramatik anlamları olmayabilir, birçok insana başka bir ülkede 6 ay yaşayacak olmak çok da mühim görünmeyebilir ama benim için gerçekten çok önemli. gerçekten çok önemli olduğu için de bu kadar kaygılandım. çünkü gerçekleşememesi durumu benim açımdan büyük bir kayıp olacaktı. neyse ki şu an her şey iyi gidiyor. gitmeye de devam edecek umarım ki. önümüzdeki bir ay arkadaşlarla güzel vakit geçirip, valizime neler koysam diye düşüneceğim, avrupa haritasını açıp açıp kendime yeni güzergahlar belirleyeceğim bir zaman dilimi olacak. en azından öyle olacağını sanıyorum. valizime ne koyacağımı düşünmeden önce bir valiz alsam iyi olabilir tabii ama bunlar çok teknik ayrıntılar. teknik ayrıntılar bizim işimiz. nasılsa not defterim de var, valiz al! diye bir not yazarım olur biter.

2 yorum:

ekingorgun dedi ki...

Kocamaaaan biiir sürü gözü olan valizlerden al, bazılarının içine iki ceset bile sığdırabilirsin. Tabi, yapacağından söylemiyorum.

Nereye gittiğini bilmiyorum o yüzden ben de orayı hep merak etmişimdirli bir yorum değil bu. Sadece ben yurt dışı hayalini aşırı derecede kuruyorum, özellikle de Londra'nın. (nereye gidiyorsun?) Herkes havası iğrenç, hep sisli bulutlu dese de bana uygun bir hava olduğunu düşünüp daha çok istiyorum (Bu kadar ayrıntıya neden gerek duydum?)

Nereye gittiğini belki diğer yazılarını oturup okuyarak öğrenebilirdim, ama çok gerilerdedir belki bulamam falan uğraşmayayım bu kadar işin arasında diyorum kendime.(işim yok, çok gerilerde olduğunu da sanmıyorum aslında). Dürüst olmak gerekirse üşeniyorum (tabi bunu söylemesem de olurdu)

Nedense bu akşam uzun bir yorum yapmak istedim, seçimim sen oldun, iyi ki de oldun, merhaba.
Ve iyi geceler efem. Yeni yazılarınızda görüşmek üzere.

gokciii dedi ki...

evet ya o kocccaman valizlerden alıcam sanırım. gerçi az eşya götürme fikri de mantıklı geliyor bu sıralar. ordan alırım falan diyorum ama valiz hazırlamaya başlarken delirme durumuma göre değişecek valizin ağırlığı sanıyorum ki.

almanya'da bamberg diye küçük bir ortaçağ şehrine gidiyorum. oraya gittikten sonra da 5 ay pek yerimde durmamayı düşünüğyorum. ingiltere ve londra da gezi hedeflerim içinde ama bakalım umarım gidebilirim :)