13 Ağustos 2008

Tatil Yazıları 1: Beş Adımda Roma

Romada hediyelik eşyaların kazık olduğu yerlerden biriydi bu sokak, ama ben içinde aşk çeşmesi olan yuvarlaklardan aldım kendime.

Aşk Çeşmesine dünyanın parasını kaptırdım, ne çok dileğim varmış benim. Gittim geldim bozuk para attım. Bakalım dileklerimiz gerçekleşecek mi?

Renkli renkli makarnalar. Hepsi çok güzeldi. Benim gibi en sevdiği yemek makarna, en sevdiği içecek de kahve olan bir insan için Roma cennet gibi, sokakları kahve kokuyor ve her taraf makarna dolu:)

Dünyanın en güzel cappuccinosu ve dünyanın en güzel tiramisusu. Ben ki tiramisu yemeyen, beğenmeyen insan bu muhteşemlik karşısında saygıyla eğildim şapka çıkarttım hatta:). Kokmayan ve baymayan bir tiramisu, çok hafif ve çok lezzetliydi. Cappucinolara söyleyecek laf bulamıyorum zaten. Hergün mutlaka içtim, ama galiba içtiklerimin en güzeli buydu.

Navona meydanı. Her yer sanatçı dolu, herkes resimlerini satıyor, müzisyenler şarkılarını çalıyor.Etrafta pizzerialar, kafeler vardı. Çok mutlu bir yerdi.

2 yorum:

Sokak Lambası dedi ki...

Harika!
Roma'yı görmek isteyenler için temennim: inşallah bi gün biz de... :)

arcoiris dedi ki...

:) Umarım en yakın zamanda görürsün, ve umarım ben de bir daha görebilirim :)