18 Mayıs 2008

O soğukta insan beytepe sırtlarında toz duman içinde oturup, kocaman bir kalabalığa yukarıdan bakarken, biraz olsun hayatı sorguluyor. Ben çok yapıyorum bunu zaten, kalabalık ortamlarda sürekli bir şeyleri sorguluyorum, düşünüyorum, sinirleniyorum, bazen de seviyorum. Ama o soğukta ve tozun toprağın içinde pek fazla olumlu düşünmem de beklenemezdi ve ben yine insanlara kızdım. Bu kalabalıklarda benim için birçok şeyi anlamsız kılan o görüntüyle her karşılaşımda insanlar gözümde biraz daha küçülüyor. İki bira kutusunu çöpe atmaktan aciz, tepinip duran salaklar yüzünden bazı insanlar, soğukta ve umursamazlığın arasında yerdeki kutuları, şişeleri, çöpleri dağ tepe tırmanıp düşme ve ezilme tehlikesine rağmen toplamaya çalışırken o gerizekalıların hala bön bön bakıp, adam işini yapsın diye bile 2 santim çekilmediğini ( hadi yardım etmeni geçtim bari çekil ulan adam eziliyor orada senin çöpünü topluycam diye) gördükçe köpürdüm içimden. Siz orada rahat eğlenin diye insanların ne kadar zorluklar çektiğinden bihaber çöplerinizi de yerlere fırlatın çünkü o sizin hakkınız, sadece eğlenecek geri kalan hiçbir şeyi umursamayacaksınız. Nasılsa sizin pisliğinizi toplayacak birileri vardır, nasılsa onlar bu işlerde çalışmak zorundadır, dünyanın düzeni budur değil mi? Evet belki insanların bu işlere ihtiyaçları var, ama o insanlara biraz daha işkence etmek için elinizden ne geliyorsa yapın zaten zor olan hayatları biraz daha zorlaşsın olur mu?

1 yorum:

Sokak Lambası dedi ki...

Aslında insanları kategorize etmeyi bıraktım ben, sınırlıyor dedim, at gözlüğü taktırıyor bir süre sonra, saplantılar baş gösteriyor dedim ve bıraktım!
Fakat Beytepe'deki insanları birtakım kategorilere dahil etmeden duramıyorum. Ben hangisine dahilim hiç düşünmedim ama gruplar arasında keskin çizgiler olduğu kanısındayım.