10 Eylül 2009

Kum Taneleri

Benim anlayamadığım çok şey var, ama artık niye anlayamıyorum diye saçımı başımı yolmuyorum. İnsanların bazı davranışlarının altındaki niyeti bilmek imkansıza yakın yani. Herkes kendi dünyasında bi senaryo yazmış oynuyor, onun senaryosuyla seninkinin çakışma ihtimali nedir ki? O yüzden kendimden yola çıkarak başkalarının laflarını, davranışlarını yorumlamıyorum. Daha yüzeyden yüzeyden yaşıyorum. Bazen biraz üzülüyorum, böyle hafif bi rüzgar kumları yüzüne üflemiş kadar üzüntü, sonra kumları elimle siliyor devam ediyorum. Kum fırtınları çıkmıyor çok zamandır. Yine de bir insana bakınca onun içini görme isteğimi koruyorum, birinin önünde saydamlaşma isteğim de var, evet yalan değil. Çok ütopik biliyorum, bana bakınca anlasın, ve beni her türlü eksiğimle, salaklığımla, dramalarımla sevsin, konuşabilsin her şeyi, bazen de susarak anlatsın derdini istiyorum. Bir insan düşünüyorum ki susması huzur versin aynı zamanda rahatsız etsin. Çok fazla anlam yüklemediğim halde çok fazla anlamı olsun, kendiliğinden... İstemenin sınırı yok da gerçeklğinden de kaçamıyor insan. Bir şeyi istemek başka şey ona inanmak başka. Hiç olmadığım kadar inançsızım son zamanlarda ve ilginçtir çok doğru hissediyorum. Yüzüme üflenen kum tanelerden bi farkım olmadığı gerçekliği ile yüzleşmiş ve bu gerçeği severek kabul etmiş olduğumdan iyiyimdir belki de. Büyütmeye gerek yok hiçbir şeyi. Küçüğüz ne de olsa.

2 yorum:

hermes dedi ki...

Kucuk oldugun kadar buyuksunde...Ama gerekvarmi kucuk yada buyuk olmaya? Inanmaya ? Ani yasa iste ani yasa bildiklerinden biri kesin anla carpisim hikayelerin gerceklesmesine izin ver ....... Hersey senin kontrolunde .. Ama bana kalirsa kontrolu eline alma sakin :)

arcoiris dedi ki...

Gerek yok evet haklısın, bildiğim tek şey şu an, şu an yazılan hikayelere bakmak lazım. her şey kontrolümde mi bilmiyorum ama birazcık kontrol iyi, onund a fazlası zarar :)