11 Eylül 2009

Cumartesi

Ben yeniden fotoğraf çekmeye başlayacağım, kararlıyım. Tozlanan makinamı elime alıp sokaklara çıkacağım. Hatta bir tane daha ikinci el analog makina alacağım.

Kilo almam dolayısıyla kendime yeni yeni pantalonlar almak zorundayım. Bir insan kilo alınca direk çanak bölgesine alırsa böyle masraflı olur işte. Napalım ben halimden memnunum aşırı zayıf bir insan olmayı sevmiyordum zaten. Koca götlü bir insan olmayı da çok sevmiyorum ama diğerine göre daha iyi.

Biraz okuyup, araştırıp, birazcık kafa yorup bir şeyler karalayacak konuma gelip, önümüzdeki kongrede bir sunum hazırlayayım diyorum. Çalışayım artık, kütüphanelerde yaşamaya başlıyım. Üniversitenin son yılı gelmiş ben daha milli kütüphaneye üye bile değilim, ayıp vallahi ayıp.

Supernatural Spoiler Alert : Supernatural süper başladı. Yerimde duramadım bölümü izlerken. Ayrıca siz ne düşünürsünüz bilmem ama bence dizi iyice "süper erkekleri bir araya toplama olayı"na döndü. Castiel, Sam, Lucifer ve tabi ki hayatımı aydınlatan insan, doğumgünüdaşım Dean'ciğimi tüm sezon aynı karede görücek olmanın heyecanı var üzerimde, Luciferlı sahneler pek janjanlı olacak gibi, böyle bi testosteron patlaması yaşanacak ortamda. Ben mark pellegrino'nun da hastasıyım zaten. Jacob karizması üzerine bir de lucifer karizmasını göreceğiz kendisinde.. Bir dizi ancak bu kadar süper olabilir, son nokta. Castiel ile ilgili güzel gelişmeler olacakmış bu sezon, bazı melek özelliklerini kaybedecekmiş, insanı bazı özellikleri deneyimleyecekmiş. Bir de tanrıyı görecekmişiz, öyle diyorlar. Her hafta tek bölümle idare etmeyi öğrenecek deli gönül. Bir de ben Sam'e üzüldüm, mala döndü çocukcağız, hak etmedi mi, etti ama dayanamadım. Dean'inde son 3-4 bölümdür yüzünde bi allah kahretsin bakışı, hayattan bezmiş, yorgun hali var. Jensen Ackles'ı ayrıca tebrik ettim, inanılmaz güzel oynamış, Dean'deki o hayalkırıklığını, üzüntüyü iyi vermiş. Ah bir Michael'ın kılıcı olmadığı kaldıydı yavrucağın, ne adammışın be. Neyse bu gidişle ben blogta daha çok supernatural yazısı yazarım, spoiler veririm. Çok seviyorum lost başlayana kadar da favorim olarak kalacak.

Bence ben Üds'den çok kötü bir puan alacağım. Hiç çalışasım da yok, ezbeleyemiyorum kelimeleri, test çözmek de istemiyorum. Kursta da uyuyorum zaten. Bıktım.

Zuhal Topal'la izdivaç izliyorum, annem sağolsun. Kadını seviyorum öbür kadından daha iyi olduğu kesin de programın formatında bi değişiklik yapmaları lazım, daha çok entrika falan olsun, aldatmalar, koca adaylarını birbirlerinden çalmalar olsun. Kuru kuru yok ev istiyorum, asker olsun, statüsü yüksek olsun, kocası ölmüş dul olsun ama boşanmışı kabul etmem zırvaları reytingler için yeterli değil. Sonra ben izlerken sıkılıyorum şekerim, tüm kadınlar aynı şeyi istiyor, bir de beğenmeyince beğenmediklerini söylemeyip yalanlar uyduruyorlar ama herkes yalan olduğunu biliyor. Yaratıcı yalan bile söyleyemiyorlar. Ayıp.

En sinirlendiğim şeylerden biri, herhangi bir dizinin bir sezonunu aldığımda ya son bölümün ya da son 3-4 bölümün eksik çıkması. O kadar sinirleniyorum ki yani o cdyi ortadan ikiye kırıp kafasına isabet edebilecek insanları düşünmeden pencerden dışarı fırlatasım geliyor. Yapmayın bunu, ayıp, yazık bana.

2 yorum:

Mary Raven dedi ki...

yazının supernatural bölümüne şiddetle katılmakayım efendim..fakat lucifer için daha afilli bişe bekliyodum olmadı sağlık olsun:)

arcoiris dedi ki...

güzel ya lucifer :) sevdim ben hatta içimde bi his var ki lucifer böyle asla nefret edemeyeceğimiz, içten içe hak vereceğimiz bir kötü adam olacak :) merakla beklemekteyim.

bu arada blogundaki dean-castiel resmine bayıldım. ikisinin birleşimi muhteşem bir şey olmaz mıydı valla öylesi için kırmızı gözlü demonla anlaşma bile yaparım :D