2 Aralık 2009

John Mayer- Continuum

Yazmak için hiç motivasyonum yokken jazz hanım beni mimiyle hayata döndürdü. Aslında uzun zamandır bahsetmek isteyip de çeşitli üşengeçlikler sonucu bir türlü hakkında yazamadığım bir müzisyen ve onun pek süper bi albümünden bahsedeceğim mimin amacına uygun olarak. Zira mimimiz son zamanalrda dikkatimi çeken bir albüm üzerinde fikirlerimi çiziktirmemi salık veriyor. Seve seve diyor ve yazmaya koyuluyorum . Ancak öncelikle Jazz'ın karalama defterine uğrayıp Norah Jones'un yeni albümü The Fall ile ilgili yazdıklarını okumanızı tavsiye ediyorum, hislerime tercüman olmuş. Onu okuduktan sonra tekrar buraya uğrayın ve yazımın kahramını John Mayer ve müthiş albümü Continuum ile tanışın veya önceden tanıştıysanız da kaynaşın diyorum.


John Mayer şu sıralar yepyeni albümü Battle Studies'i yayınlarken ben bir önceki albümü Continuum'a götüreyim sizleri. Bu albümü benim keşfetmem çok eski bir geçmişe dayanmıyor aslında. Sanırım John Mayer'den ve Continuumdan ilk haberdar oluşum House md dizisinin beşinci sezonundaki bir bölümünde gravity şarkısını işittiğim ana denk düşüyor. O zamandan beri aklıma estikçe dinlerdim John Mayer'i ancak son günlerde kendimi continuum albümünü baştan sona sondan başa tekrar tekrar dinlerken buluyorum.

Aynen adı gibi bir devamlılığı var albümün. Bilmem size hiç olur mu ama bazı albümleri dinlerken sanki bir roman okuyormuş gibi hisseder her şarkıda başka bir bölümü okuyup bitirdiğimi düşünürüm. Böyle hissettiren albümler üzerimde bambaşka etkiler bırakır, mesela Van Morrison'un Astral Weeks albümü veya Jeff'in Grace'i. Aynı şekilde Continuum bende bu albümlerin bıraktığı tada benzer bir tat bırakıyor. Şarkı sözleriyle sounduyla, şarkı isimleriyle bile bir bütünlüğü var. Albümde bir tane bile boş şarkı yok, hepsi birbirinden güzel hepsi puzzleın parçaları.

Albüm içinde bazı şarkılara torpil yapabilirim tabi ki. Hepsi güzel bazıları daha bi güzel. Sözleriyle beni çok etkileyen iki tane şarkı var mesela, Dreaming With a Broken Heart ve Slow Dancing in a Burning Room, benim favorilerim. İnanılmaz etkileyici sözleri var ikisinin de.
"when you're dreaming with a broken heart the giving up is the hardest part" demiş mesela.
"i was the one you always dreamed of
you were the one i tried to draw". demiş sonra. Gel de sevme
Bir üçüncüyü de seçersem The Heart of Life olur sanırım. Sonra da I'm gonna find another you. (Seçmek zor anlayacağınız kendimi durdurmazsam hepsini seçebilirim)
"pain throws you heart to the ground love turns the whole thing around no, it won't all go the way, it should but i know the heart of life is good.." demiş bir kuru umudu çok görmemiş bize. "but when my loneliness is through, i'm gonna find another you "diyip en çok söyeldiğimiz yalanı da hatırlatmayı ihmal etmemiş.

Burada The Smiths'i aratmayacak uzunluktaki şarkı isimleriyle de kalbimi kazanıyor John Mayer, hoş belli ki John Mayer kadınların kalbini kazanmada pek başarılı bir insan, dedikodu boyutuna taşısaydım yazıyı bu beyefendinin çapkınlıklarından da bahsederdim mutlaka ama yazının seviyesini düşürmeyelim. Seviyoruz hep beraber John Mayer'i. Benim bu singer-songwriter sevdamın son öznesi oldu böylece kendisi. Continuum albümü de favorim. Yeni albümünü de baştan sona dinleyeceğim muhakkak ama continuum'un yeri hep ayrı olacak benim için, onu roman gibi albümler kategorime yerleştirdim bile.

Yazdık ettik bu yazının da sonuna geldik ve benim John Mayer'in ne kadar süper bi gitarist olduğunu anlatmaya mecalim kalmadı ama bilin ki bu insan hem muhteşem gitar çalıyor hem güzel sözler yazıyor hem de sesini müthiş kullanıyor. Ben burada her ne kadar sadece continuumdan söz etmiş olsam da kendisinin söylediği, çaldığı ne bulursanız arkanızı dönmeyin, dinleyin. Küçük bir başlangıç yapmak isteyenlere bir de şöyle bir liste hazırladım. Buyrun efendim sizi böyle alalım.

2 yorum:

jazz dedi ki...

playlisti iki kez üstüste dinledim ve pek mutlu oldum açıkçası, teşekkür ederim arcoiris mim yazın için :)

ayrıca john mayer abimizin sesi bana neden hep jack johnson ya da rob thomas'ı hatırlatıyor bilmiyorum ama 2004-2005 sezonu onların parçaları çok dinleniyordu diye bir ses fısıldadı sanki kulağıma :)

arcoiris dedi ki...

ben de playlisti dinlediğine memnun oldum, rica ederim efendim lafı olmaz :)