2 Eylül 2012

Bavul

altı aylık valiz hazırlamak işkencelerin en büyüğüymüş. ben daha önce hiç bu kadar uzun bir seyahate çıkmadığım için ve genelde küçük bir bavula sığıp artan şeyler olursa onları da emektar sırtçantama atıp rahat ettiğim için hiç bilmiyordum tek bir bavula neredeyse bir hayat sığdırmanın zorluğunu. resmen tek bavulla taşınıyorum. ne kadar eşya alırsam alayım da hep bir şeyler eksik kalıyor elbette ama artık yapacak bir şey yok. belki insanın fazla eşyaya ihtiyacı da yok. alıştığım birçok şeyi geride bırakmak ve orada yeni eşyalara alışmak daha makul bir şey olabilir. bir anlamda yeni bir şeyler olsun diye çıktığım bu yolda eski şeylere inatla tutunmak da çok manasız geliyor düşününce. evet gerçekten manasız. o yüzden şikayet etmeyip yeni ne varsa onlara uyum sağlamaya odaklanayım ben.

çarşamba akşamı başlıyor yolculuk. bir süre sesim çıkmayabilir. yeni hayata alışmak, tabak çanak alışverişi yapmak, sürekli ingilizce konuşmak, yeni insanlarla tanışmak, minimum 50 çeşit bira denemek falan gibi şeylerle meşgul olacağım birkaç hafta var önümde. haa tabii bir de internet meselesi var. kim bilir ne zaman sabit bir internetim olacak.-internet çok lazım be blog-  internetim bağlanır bağlanmaz minik orta çağ şehrimden gidişatı bildirmeye başlarım tabii. çenem düşer, duramam. bana öyle geliyor ki bu blog bir ay sonra kısmi bir gezi blogu halini alacak. şimdilik sessizliğe gömülmeden önce bir fotoğraf bırakayım sizlere. ben buralarda bi yerlerde tek başıma dolaşıyor olacağım. yağmur da yağar belki. çok güzel olur.



4 yorum:

Sam Scarlet dedi ki...

ne güzel ya, uzaklara gidiyorsun hem de uzun süreliğine, imrenmedim desem yalan olur...

umarım çok çok yağmurlarla gezinirsin o sokaklarda :)

gokciii dedi ki...

çok sağol melda, aynı şeyi umuyorum ben de. sokaklar, yağmur, kış bunlar hep güzel şeyler. orada daha da güzel gelebilir bana :)

sinem dedi ki...

ay senin yerine bi heyecan bastı ne güzel. şimdiden bol şans, çok gezme tozma filan diliyorum, çok fotoğraf çek; internetin olmasa da blog yazılarını word'e yaz, sonra yayınlarsın. kıps ;)

gokciii dedi ki...

nihehe sağol yivrum süper dileklerin için. blog yazılarımı mutlaka yazacağım, word olmasa defterlere yazarım, sonra bilgisayara geçirmeye de üşenmem bile.
ben de kıps, görüşmek üzereeee :)