5 Temmuz 2010

Yalanlar ve Oyunlar: Çok anlamsız bir yazı

Blogta bu tip yazılar yazmak adetim değildir ama içimdeki Carrie Bradshaw tetikliyor beni, susma diyor. O yüzden duramayacağım, yazacağım zira birkaç haftadır düşündüğüm yegane konu ilişkiler. Bu konuda çok bir şey bildiğimi iddia edemem; gayet düşe kalka boş geyik gözleriyle bakarak anlamaya çalışıyorum her şeyi. Kafama takılan esas konu ise ilişkilerin başlama aşamasında insanların söylediği yalanlar ve oynanan garip oyunlar. Neden insanlar kendilerini olmadıkları biri gibi göstererek başka birinin ilgisini çekebileceklerine bu kadar inanmış durumdalar? Ben uzun zaman bu soruyla cebelleşirken arkadaşım bellediğim erkeklerin gelip bana başka erkekler hakkında "biz böyle başlarda yalan söyleriz, senin görmek istediğin kişi gibi davranırız üstelik bunu seni sevdiğimiz için de yapmayız, sadece o daha kolayımıza gelir çünkü işte biz böyleyiz" benzeri laflar etmelerinin akabinde benim şalter çok pis attı. Bu nasıl bir mallıktır arkadaşım demek istedim. Evet tabi ki ben de farkındayım insanların yalan söylediğinin, klişe laflarla etkileyici olabileceklerine gönülden inanmış moronlar olabileceklernin. Bunlara bir yere kadar tolerans da gösterebiliyorum hatta, içimdeki tüm dalga geçme isteklerine başkaldırarak. Ancak bir insanın tüm hareketlerinin, senin samimi olarak söylediğine-yaptığına inandığın her şeyinin sahte ve aslında sana seni seviyormuş gibi bakarken yüzünün aldığı ifadenin bile uyduruk olabileceğinin söylenmesi insanın asaplarını bozuyor haliyle. Özellikle de sen oyun nedir bilmeyen ne hissediyosan azıyla çoğuyla söyleyen ya da göstermeye çabalayan biriysen daha da çok koyuyor bu durum. Kimse onlardan yalan istemiyor ki, kimse bana dünyanın en muhteşem insanıymışım gibi bak diye diretmiyor ki. Neden yani tüm bu tiyatro, alkış almak mıdır amaç, aman da ben ne güzel kandırdım ne kadar da yetenekli bir insanım mı? Yani dediğim gibi ufak tefek şeyleri anlayabilirim yeni bir insanı hayatına almanın getirdiği gerginlikle törpülersin keskin yanlarını. Ancak ilişkiyi bir oyuna kendini de bir oyuncuya çevirmenin hiçbir yanını anlayamam ben. Zaten bu düzenden çok tiksindiğim için belki başarılı değilim bu ilişki konularında, oyunun kuralı buysa ben bu kurala uymayı reddettiğim için yalnız kalıyorum sonunda. Açıkça söylediğim, açıkça davrandığım, kendimi olduğumdan bambaşka biri haline getirmeye istekli olmadığım için. Karşımdaki değiştirmek gibi niyetlerim de yok yani, bir de o durum var mesela. Ufaktan ufaktan karşıdakini değiştirme girişimleri. Minik manipülasyonlar, ben,m yoluma gel demenin çeşitli "şirin" yolları. Nedir derdiniz demek istiyorum bir insanın gerçekten olduğu kişiyi tanımaya ve o haliyle sevmeye çalışmak bu kadar mı zor. Kendini olduğun gibi dürüstçe tanıtmak ve oyunlar oynamadan bir ilişkiye başlamak imkansız mı?

Aslında burada bana asıl koyan şeyi söylemek istiyorum -her ne kadar bu yazıyı genel olarak insanlar diye başladıysam da erkek cinsine giydirme olarak gelişiyor durduramıyorum, bunun için affedin beni- Bir erkeğin gelip bana başka bir erkeğin aslında beni hiç sevmediğini seviyormuş gibi yaptığını çünkü asıl derdinin başka şeyler olduğunu söylemesidir beni üzen. Bir kadından duysam bunu rahatsız olmuyorum ama gelip bana benim cinsim böyledir hatta ben de çok yaptım böyle şeyler derken lafın nereye gideceğini hiç anlamamalarıdır hayattan soğutan. O laf aynen şu demek kimse seni sevmiyor, sevmeyecek, olduğun kişiyle kimsenin ilgilendiği yok zaten o başlardaki senin dengeli bir ilgi sandğın şey de oyunun parçası, senin özne olmanla ilgili değil, kişiden bağımsız gelişen bir şey. Biz böyle değişkeniz her kadının zayıf noktalarını bulur onun hoşlanacağı şekle bürünüz sonra onlar bize bağlanınca gerçek yüzümüzü gösteririz gibi bir şey işte. Eminim ki tüm erkekler böyle değil zaten bu kadar geniş bir genelleme yapmak benim her türlü inancıma aykırı ama son zamanlarda karşılaştıklarım ve yaşadığım olaylar üzerinden çıkarımlar yapıyorum sadece Bu yazıyı bağlayamayacağımı hissediyorum, burada bırakıp gdeceğim ama cidden oyunlardan bıktım. İnsanların birilerini deneme tahtası zannetmelerinden bıktım. Yalanlardan, oyunlardan ve aptal insanlardan bıktım. Karşıdakini aptal yerine koymaya çalışanlardan, dengesiz davranmayı taktik zannedenlerden de.

O zaman sözü burada bitiryor ve the magnetic fields'a bırakıyoruz ortamı zira daha yazacak gücüm kalmadı, hiçbir şeyi istediğim gibi anlatamadım daha neler neler var aklımda ama toprlayamıyorum, anlamsız ve gereksiz bu yazı için kusura kalmayın dostlar.

"no one will ever love you honestly, no one will ever love you for your honesty."

5 yorum:

Persephone dedi ki...

Son zamanlarda benim de en çok canımı sıkan şeylerden birini olduğu gibi yazmışsın valla, eline sağlık. Bir de 'yalnız kalmak istemiyorsan şöyle şöyle yapmalısın, erkekler şöyle kızlardan hoşlanır' falan gibisinden bu durumu teşvik etmeleri en çok sinirimi bozan şeylerden. İşin daha da acı olan kısmı da haklı olmaları. Magnetic Fields çok güzel konuşmuş valla bu konu hakkında.

arcoiris dedi ki...

ha evet yalnız kalmak istemiyorsan bir kalıba girmen gerekiyor; erkekler bakımlı kadınlardan hoşlanır şöyle giyinirsen böyle konuşursan sevilirsin şeklinde gelişen her türlü konuşma da hayattan soğutuyor beni. yani sevilmek için sürekli ekstra bir çaba harcamamız ve bir şeyler yapmamız gerekiyor. bunu reddedip yalnız kalınca da hak etmiş oluyoruz çünkü sevilmek dediğin tam zamanlı bir iş yalanlar, gizlilikler ve oyunlar içeriyor. o da sevgi oluyor-muş işte.

Persephone dedi ki...

Kesinlikle. Aman kalsın öyle sevgi, istemem. Diyorum. Ama o da aynen, resmen hayattan soğutuyor.

mét7 dedi ki...

gayet güzel bir yazı.

sade olsun dedi ki...

mrb yazıdaki erkekler hakkında kısa kısa:erkekler yalnızlıktan sizden daha çok korkarlar bu yüzden kendilerini beğendirmek için fazla zaman harcamadan(düz mantık olmamızın getirisi)yanlarında olmanız için,yalnızlıklarına ilaç,en kolay olan yolu seçerler.yalanı...işin garip yanı aslında söyledikleri yalanlar da onlara aittir.aslında o yalanı söylüyor olabilmeleri,sizi kandıracak,aldatacak kadar profesyonel olabilmeleri de bir meziyettir ayrıca.tabi buna ego tatmini diyenler de vardır.siz seveceğiniz adamın kalıplarını kafanızda çizmişken ona yanınızda kalmak için yapacak tek şey kalır yalan.biraz da ben saçmalamak istedim!!