23 Ağustos 2010

İsyan

Sabahın köründe nevrim döndü, çok beklenmedik bir kararla kalktım yataktan. Cidden sabahın körü ama. Stres dediğimiz bok hayatta en sevmediğim şey,uyutmuyor insanı. Evet ne uyku kaldı ne iştah, vampir gibiyim lan hatta o kadar bile değilim en azından onlar arada sırada çeşitli şekillerde kan bulup içiyorlar, mutlu oluyorlar. Ben uyumuyorum, günde bir öğün yersem yiyorum ve hayatta kalmaya çalışıyorum. Başlıycam böyle işten, başvuru formuna kompozisyon sorusu ekleyen üniversitlerden, mülakat listesini açıklamayan gerizekalı üniversitelerden ve genel olarak tüm üniversitelerden bıktım. Kendimi niye bu kadar kastığımı da anlamadım zaten; ben bu düzenin içine girsem de başarılı olamayacağım yani tüm bunlar o kadar sıkıcı o kadar uğraştırıcı ki nedir derdim benim yaa. Birazdan başka bir ani kararla her şeyi bırakacağım o olacak. Üstüne bir de hasta oldum, burnum akıyor 3 dakikada bir hapsuruyorum. Yeterince derdim yok, bu hafta içi istanbula gidip dönmen gerekmiyor zaten, orada kalacak yerim olmaması da sorun değil zaten, sonra döner dönmez sıçtığımın bilim sınavına çalışacak olmam da hiiiç önemli değil o yüzden hasta oluvereyim dedim, hayat bu kadar kolay olmasın birazcık daha zorlaşsın istedim. Dünyanın en mutlu ve şanslı insanı benim, valla ha. Tek bunlar da değil canımı sıkan ya diğer meseleye girsem çıkamam. Orada bambaşka şeyler dönüyor Serhat ya. Ben hep kendimi mal sanıyordum ama benden daha malları da varmış. Ne yaptıkları, söyledikleri belli olmayan bir de karşıdakini gerizkalı zanneden insanlar beni benden alıyor. Yani ağzımı bozduracaklar en sonunda. Sanki bir davranışı yaptıklarında bunun altında yatan niyeti ben göremiyorum ve hemen kanıveriyorum de mi. Çok kurnazsınız siz ben de saftorik bir zavallı. Bir de üzülüyorum mal mal sanki çok umrunda.

Şu hafta geçsin artık, nolur bitsin de nefess alayım. Hoş ne diyorum ki ben, bundan sonraki hafta bundan daha beter. Hiç bitmiyor, yemin ediyorum sanki bir yıldır sürekli bir şeyler için uğraşıyorum ama elimde hiçbir şey yok. Param yok, herhangi bir başarım yok, yapmayı çok iyi bildiğim başka bir şey yok. İnsanlarla istediğim gibi anlaşamıyorum, insanlar yoruyor beni. Sonra bir de Dexter'ın finaline lanet olsun, allah kahretsin ne biçim şeydir, üzülecek gerçek şeyler yetmiyor bir de durup durup dexter'ı düşünüyorum, üzülüyorum. 2-3 gündür her boş kaldığım anda dexter'a üzülüyorum. Olmaz olsun böyle şey, zamanlama ne çirkin şey. Sevdiğim dizi bile üstüme üstüme geliyor. Şu kadar sinirin stresin içinde olacak iş değil.

2 yorum:

ahmet dedi ki...

çok geçmiş olsun. "sabır sabır sabır" günümüz türkiyesinin yeni mezununun mottosu bu üç kelime. aynı şeyleri katbekat (daha iğrenç) yaşadım. o yüzden sakin ol. canını sıkma. çok ciddiye almamak lazım bazı şeyleri evrende bir tozsun bırak gitsin uçuver!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

arcoiris dedi ki...

çok sağol ya cidden "sabır sabır sabır" diyorum ben de. çok zorluyorlar zira sabrımı. dayanma sınırımı da iyice merak etmeye başladım :)