4 Ocak 2010

Ne Desem Yalan Olur O Yüzden Ne Demesem?

Beni çok mutlu eden bir insan var, öyle aşk meşk mevzuları da değil. Sadece varlığıyla mutlu oluyorum, ne zaman görsem ne zaman konuşsam dünyada böyle insanlar yaşadığı için şükrediyorum. Herkesin, hakkında böyle hissedebileceği biri olsaydı dünya çok daha iyi bir yer olurdu kesinlikle. Sadece bir yerlerde yaşıyor oluşu, insanlara yardım ediyor oluşu, bir sürü insana bir sürü şeyler öğretiyor oluşu bu dünyayı daha yaşanılır bir yer yapıyor.

Çok eskiden bir blog adresi almıştım. Konseptli bir şeyler yazmak vardı aklımda. Sürekli kendi kendine konuşan, bazen kafasında karakterler yaratıp onları konuşturan biri olarak bu konuşmaları diyalog halinde yazabilceğim bir alan olsun istemiştim. O yüzden Tek Kişilik Konuşmalar adında bir blog aldım ancak bunca zaman tek bir şey bile yazmamıştım. Sanırım artık zamanı geldi o bloğu canlandırmaya karar verdim. Bir insanın kafasının içindeki konuşmaları görmek isteyenler şöyle bi uğrayabilrler : http://tekkisilikkonusmalar.blogspot.com/

Otobüste insanlar görüyorum müzik dinliyorlar, sonra inecekleri durağa geldiklerinde kulaklıkarı çıkarıp mp3 çalarları çantalarına koyuyorlar. Neden bunu yapıyorlar? Hem yürüyüp hem de müzik dinlemek dünyanın en güzel şeylerinden birirdir neden kendilerini bundan mahrum ediyorlar. Çok merak ediyorum bunu, bana garip geliyor, otobüsten iniyorsun diye müziğin bitmesine ne gerek var ki?

Yılbaşı dileklerime guitar hero isteddiğimi yazmayı unutmuşum. Bu yılda mı guitar herosuz geçecek, geçmesin.

Kurban'ın yeni albümü çok yakında çıkacak herhalde, sitelerinden ilk singlelarını dinledim, sert yapmışlar sevdim. Kurban'ı çok özledim.

Bazı sabahalr okula giderken önce AC/DC sonra da Michael Jackson dinliyorum. Ne stres kalıyor ne bunaltı. Kafam çok acayip rahatlıyor o gün kaygılı bir şeyler olsa bile daha rahat atlatıyorum. Tavsiye ederim zaten yakında burdan kendi get psyched mix'imi duyururum. Bazen insanın çok ihtiyacı oluyor.

Ben önce bunu istiyorum sonra da şunu istiyorum.

Fran Healy solo albüm yapıyormuş, şurdan takip ediyoruz kendisini. demolar falan da güzel. güzel olur zaten bu amcam ne yapsa.

Soul Kitchen çok süper film ya. Fatih Akın beni hiç hayal kırıklığına uğratmaz zaten, çok seviyorum ben bu insanı kendisi de aynen sadece varlığıyla beni mutlu eden insanlardan.

2 yorum:

jazz dedi ki...

Hani insanlar otobüsten inerken kulaklıkları çıkarıyorlar ya... Onlardan biri de benim :) Ama ben genelde bi kulaklığı çıkarır diğerini bırakırım.

Şimdi gelelim sebeplerine:

1- Arkamdan herhangi bir arkadaşın seslenme ihtimali var ve ben duymadığım için koluma dokunduğunda korkabilirim :)

2- Arkamdan herhangi bir hırsız ya da arsızın bana yaklaşıp rahatsız etmesi gibi bir ihtimal var.

Yoksa yolda müzik dinlemek, hele de etrafa bakarken, fonda bir soundtrack varmışçasına önündeki hayatı bir film izler gibi takip etmek inanılmaz güzel... Ama tehlikeler korkutuyor insanı...

Soul Kitchen'ı da izlemek istiyorum evet :)

arcoiris dedi ki...

olsun sen gene tek kulaklığı bırakıyormuşsun :) herkes toptan çantaya atıyor.

aslında nedenlerin çok anlaşılır. genelde arkamdan insanlar bağırır duymam hatta arabaları bile duymuyorum bazen. zaten gözler de pek iyi görmüyor sokaklarda iki önemli duyumu da köreltmiş şekilde yürüyorum yakında bi araba falan çarparsa şaşırmam :)