8 Mayıs 2011

Rol

annemle kavga etme nedenimizin benim mutsuzluğum olduğunu söylediğimde "rol yapamıyor musun?" dedi bi arkadaşım. ben de "yapıyorum, zaten tüm hayatım rol yaparak geçiyor ve eve geldiğimde artık rol yapacak halim kalmıyor" dedim. o da insan bazen kendisine bile rol yapmalı dedi. rol yapmayı hiç bırakmamalı evde okulda hatta uyurken bile. sonuçta sadece mutsuz olduğum için kavga edebiliyorduk, böyle bir dünyada yaşıyorduk. sürekli rol de yapabilirdik karşılıklı. ve annem bana" senin mutsuzluğunu kabul etmiyorum ben" dedi. konuşma orada bitti. ben mutsuzum dedim o da ben bunu kabul etmiyorum. dedi. ee noldu şimdi, nereye vardık bilmiyorum . ama galiba ben rol yapmaya karar verdim bazen kendime bile. ne kadar yorulsam da evime geldiğimde mutluymuşum gibi yapmalı 20dklık dizilerimi açıp kahkaha atmalıyım. günlük olayları sanki yaşamaktan çok keyif alıyormuş gibi anlatmalı , yediğim yemekleri son yemeğimi yiyormuşum gibi yemeli ve ağlayasım geldiğinde tuvalete falan kaçmalıyım. birçok insanın yaptığı gibi düşünmeyi bırakıp uyuşmalı ve içim sıkıldığında kuruyemiş falan yemeliyim. sıkıcı konuşmalarda kafamı çok umrumdaymış gibi sallamalı, insanları çok içten dinliyormuş gibi gülümsemeliyim. ancak bu şekilde hayatta kalınıyor belli ki. zaten bunu çok önceden anlanış ve anlatmış wilco. bak ne diyor adamlar: -onlar yalnızlık diyor ama kavramlar arasında dağlar yok, yalnızlık için geçerli olan mutsuzluk için de öyledir.-

how to fight loneliness
smile all the time
shine your teeth to meaningless

and sharpen them with lie
s

başka çok güzel bir şey daha diyorlar ama bence onun konuyla doğrudan alakası yok.

3 yorum:

Hector dedi ki...

Anneler gününüz en içten dileklerimle kutlarım facebok

Adsız dedi ki...

şu şarkı ekleme işini nasıl yapıyorsun ya çıldıracam. yapamadım bi türlü

arcoiris dedi ki...

soundcloud'a girip istediğin şarkının adını yaz sonra da bu küçük playerın üzerindeki share düğmesine bas çıkan kodu bloggerda yazı yazdığın sayfaya kopyala. bu kadar =) müzikli bloglar dileriz efenim :P