2 Temmuz 2012
Saatler
Michael Cunningham-Saatler.
6 Haziran 2012
Bir Gün Tek Başına
16 Şubat 2012
Mrs. Dalloway
1 Aralık 2011
Veciz Sözler
5 Nisan 2011
"that game of life is hard to play, i'm gonna lose it anyway"
24 Mart 2011
İmkansızın Şarkısı
2 Mayıs 2010
Yaşayabilmek
"Güzellik, başlı başına bir faşizmdi; dünyanın en adaletsiz dağıtılan şeylerinden biriydi. Bedenler arasına çekilen sosyal tel örgüler ve bunların birbirine haram edilmesinin çeşitleri üzerine düşünüyordum uzun uzun... Cinsiyet, milliyet, din ayrımından, güzel ya da çirkin olmaya, genç ya da yaşlı olmaya, sağlam ya da engelli olmaya varan birçok olasılıkla yeniden basküle çıkarıp tartıyordum insan gövdelerini zihnimin haritasında. Herkesçe görünür gövdelerin neredeyse sahiplerinden bağımsız görünmez hikayelerle dolu bir dünyası vardı. Onları her an her yerde görürdük, bakın bir kambur, bir obez, bir topal, bir hüsna, bir yaşlı, bir cüce; bedenlerin dünyası başlı başına zalim bir imparatorluktu. Bu imparatorluğun onca farklı çeşitten oluşan tebasına karşın, içlerinde yalnızca birkaç biçimine yaşam hakkı tanınıyordu."
Ben de düşünürüm ve içim acır bu konu üzerine, insanların bedenlere her şeymiş gibi davranmalarından ve o bedenlerin içinde olan bitenle ilgi kimsenin en ufak bir anlama çabasının olmamasından sıtkım sıyrılır. Etiketlerden, gruplamalardan, dışlamalardan. Üstelik kimse içine hapsolduğu bedeni seçmezken nasıl oluyor da insanlar bu kadar beden faşisti olabiliyorlar. Neden böyle oluyor, neden bazı kriterlein dışında kalan herkese kendilerinden nefret etmeleri gerektiği aşılanıyor, neden insanlar zalimce bedenlerinin kölesi olmaya zorlanıyor. Bilmiyorum, anlayamıyorum zaten. Hergün gördüğüm duyduğum onca şey beni hayattan biraz daha soğutuyor. Kendi hayatımdan sıkıldığım gibi dışarıda olan biten her şeyden de sıkılıyorum. İnsanlar arasında yaşamak istemiyorum bazen.
21 Kasım 2009
Yok Bir Şahıs
"… hayatta kimse kimseyi anlayamaz, kimse kimsenin yerini tutamaz; aşk dediğimiz, ya vahim bir yanlış anlaşılmadır, ya kötü bir hayal kurma tarzı; iki kişinin ikisi de, öbürünün yerine hayal kurmaya kalkıştığından, sukut-u hayaller eksik olmaz! sen dediğime kulak ver, kendimizden başkasını sevemiyoruz; sevdiğimiz, şahsiyetimizin dışlaştırılmış, bir başkasının üzerinde somutlaştırılmış hayali; o başkası da kendisini üçüncü bir şahıs üzerinde dışlaştırır, somutlaştırır: arada ahenk kurulamaz, nasıl kurulsun, sevdiğimizle sandığımız farklı! muvaffak bir çift, yalnızlığa tahammülü yüksek iki insan manasını taşır: çift demek, yan yana iki yalnızlık demek, beraber bile olamamış, kesişmesi bile zor! onun için böyle bir hayatı, içine girip kurbanı olmadan yasayacaksın, yani uzaktan. uzaktan, soyut, hemen hemen yok bir şahsı sevmekten güzelini tasavvur edemiyorum. yakında olmayan sevgili tahayyülde yaşatılır, hayalde yaşatmak az evvel açıkladığım kaideye uygun olarak, onu kendine benzetmektir; yanında bulunmayacağından, o buna ne itiraz edebilir, ne müdahale: sevdiğini, hayalinde değiştirdikçe, kendine benzettikçe daha çok seversin, böylece denge korunmuş olur. sevmek! sevmek esasında alıp başını gitmektir, sevgiliden uzaklaşan mutlak aşka yaklaşır, sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak..."
29 Mart 2009
Kitap Mimi
En sevdiğim-etkilendiğim kitap(lar)
Kitaplar üzerine düşünürken en sevdiğim kitabı bulmakta zorlandım. Aslında ben bazı yazarları çok sevdiğim ve onLarın kitapları içinden en sevdiğimi seçmeyi hep diğerlerine haksızlık olarak gördüğüm için en etkilendiğim yazarları yazsam belki içim daha rahat olurdu ama mim böyle olmadığı için bende iki kitap seçtim. Birincisi bir şiir kitabı :
Otuz Beş Yaş. Hayatımda en çok okuduğum kitap olsa gerek. İçindeki her sayfayı defalarca okumuş, defalarca hayran kalmışımdır. Bu mimde şiir kitapları rağbet görüyor mudur bilmem ama şiir de düz yazı kadar önemlidir ve sanılanın aksine şiir kitapları bir roman gibi baştan sona okunabilir. Ben şiir kitaplarını baştan sona okumayı çok severim mesela, bir süreklilik olması şart değil insan onu kafasında yaratabilir.
İkinci kitap ise Bugünü Yaşama Arzusu. Irvin Yalom benim için büyük bir adami Varoluşçu Psşkoterapi kitabı dışında tüm kitaplarını okudum. Varoluşçu psikoterapi de kendi ilgi alanım olduğu için bu yaz okuyup seriyi tamamlayacağım. Tüm kitaplarının içinde beni en çok etkileyeni Bugünü Yaşama Arzusu'dur, okuduğum zamanla çok fazla ilgili olabilmekle beraber zamandan bağımsız olarak da çok süper bi kitaptır. Uzun süre etkisinden çıkamadığımı bilirim, yani Schopenhauer ile ilk tanışmam olduğu için belki, onu tanımak ve felsefesine aşina olmak beni o zaman için oldukça etkilemişti, bir de 1984 vardır beni böyle etkileyen onu da çok erken yaşta okumamın bunda etken olduğunu düşünüyoruım.
Kitap yazmak ister miyim? İstersem ne yazmak isterim?
İsterim aslında hatta daha küçükken kendime söz vermiştim ileride bir şeyler yaz ne olursa diye. Bunun çok zor olduğunun farkındayım, kendimde bununla ilgili süper bi yetenek de görmüyorum açıkçası, belki de okuyucu olarak hayatıma devam etsem herkes açısından daha yararlı olabilir :) Zaten bir kitap yazacak olsam roman olmayacağını biliyorum, kısa öyküler yazabilirdim belki ama sanki bu işe girişmek için daha uzun yıllar beklemem gerekmiş gibi hissediyorum, yeteri kadar şey biriktirmedim bu hayatta. Yazmak için daha fazlası, daha fazla içgörü, daha fazla gözlem ve deneyim gerekmiş gibi geliyor bana.
Ölmeden önce okumayı istediğim kitaplar:
Yakın zamanda okumayı hedeflediğim kitaplar aslında bunlar, önümüzdeki 1 sene içinde bunların hepsini okuyabilirsem kendimi başarılı sayacağım gerçekten -çünkü son zamanlrda kitap okuma açısından çok kıt bir dönem geçiriyorum çok büyük dikkat dağınıklığım var okusam da anlamıyorum bu sebeple kısa bir ara verdim gibi oldu işin kötüsü ders kitaplarını bile okuyunca anlamıyorum neyse bu bir süreç ve geçici olduğunu biliyorum.- Buraya dünyanın listesini yazasam da kesinlikle eksik kalacak kitaplar olacaktır, o yüzden kısa vadeli hedefimi yazıyorum.
Orhan Pamuk: Kara Kitap
Paulo Coelho: Şeytan ve Genç Kadın
Dostoyevski-Yeraltından Notlar
İhsan Oktay Anar- Puslu Kıtalar Atlası
Charles Dickens-Büyük Umutlar
Tolstoy- Savaş ve Barış
Vedat Türkali-Mavi Karanlık
Edip Cnsever-Sonrası Kalır 2. cilt
Ben de Esra ve Bengisu'yu mimliyorum, hadi bakalım :):)