17 Ocak 2009

#5

Bugünün bir perşembeden çok cumartesiye benzediğinin farkındayım, aslında bugün bildiğimiz cumartesi. Benim favori şarkılar bölümümün yazıldığı gün değil kesinlikle. Kabul edelim bende bir işi zamanında yapabilmek gibi bir özellik yok, çok sevdiğim halde bloğa yazmayı bile yapamıyorum. Beceriksizim, evet. Zamanla ilgili de problemlerim var belli ki. Neyse ben yine de bu haftanın favori şarkılarını yazacağım perşembe olmaması çok da önemli değil, önemli olan niyettir zaten diyor ve bitiryorum.

1-Ezginin Günlüğü-Martı
"Gel gezmelere gidelim biz bulutların asfaltında" Sadece bu söz için bile takdir ederim ben bu şarkıyı. Last fm'e baktım bu hafta en çok Martı'yı dinlemişim ben, bu durumda haftanın en favori şarkısı bu oluyor.

2-Bülent Ortaçgil-Eylül Akşamı
"Belki benim kağıt param bir şekilde döne dolaşa senin cebine girmiştir." Serendipity filmi gibi değil mi? Çok muhteşem bir şarkı, her sözü ayrı güzel. İnsanlar böyle şarkıları nasıl yazıyor gerçekten çok merak ediyorum, yani böyle sözler nerden geliyor akıllarına, ve müzikle nasıl böyle kusursuz şekilde birleşiyor bu sözler. Gerçekten aklımın alması zor, böyle bir yeteneğim olmasını dilerdim. "Yollarımız hiç kesişmemiş şu eylül akşamı dışında"

3-Keane- Perfect Symmetry
Radyoda duyar duymaz aşık oldum ben bu şarkıya. Radyoda bir şarkı ilk dinleyişimde ilgimi çekerse eğer o şarkıyı çok seveceğimi anlıyorum. Keane'i de severim sayarım, yani albümlerini de tamamen dinlemek lazım bu şarkının üzerine.

Morrissey'in yani albümü çıkıyormuş 19 şubatta, sevindim:) Yeni şarkılar dinleyeceğiz demek ki, hem ilk single'ı da pek beğendim.

Bitti.Artık tatildeyim, mutlu gibiyim, oyuncak atım oldu sallanıp duran, erken doğumgünleri mutlu ediyormuş, düşünülmek güzel şeymiş, bilardo strese birebirmiş. Bir gün tek başına okunmayı bekliyor, sex and the city baştan sona izlenecek, zaman yine de çabuk geçsin, akşamlar geçmek bilmiyor, rüyalar bitmiyor.alışmak fena bir şey, gidenler çok özleniyor, bir insanın msnde çevrimiçi durduğunu görmek bile iyi gelebiliyormuş hem. öyle be, tatil işte, dinlenmek ve düşünmek lazım

3 yorum:

my_name_is_carousel dedi ki...

bülent ertaçgil eylül akşamı çok güzel seçim olmuş bencede.şarkıyı dinleyince insanı içine çekiyor düşündüktçe düşünüyorsun.düşünmek için sanırım güzel bir şarkı=).keane de çok severim,piyanoyu çok yakıştırıyorum sanırım bilemiyorum ama,piyanonun melodilerine ,tonlarına hayranım,olması gereken yerden daha iyi bir yerde olmaları lazım,takip edicem listelerini,blog unuda yeni keşfettim how i met your mother dizisinden dolayı sanırım 2 gün önce anca bakıp inceleme fırsatını buluyorum=)

arcoiris dedi ki...

hoşgeldin diyeyim o zaman :)

ben de keane'in olduğu yerden daha iyi bir yerde olması gerektiğini düşünürüm, iyi müzik yapıyorlar gerçekten her albümleriyle de çıtayı biraz daha yükseştiyorlar.
eylül akşamı da iyidir, herhalde iki insanın yolları kesişmeden önceki evreleri en iyi anlatan şarkı olsa gerek, zamanlamanın ne kadar hayati önem taşıdığını hatırlatıyor bana o sebeple daha bi seviyorum :)

my_name_is_carousel dedi ki...

evet zamanlamanın önemi,belkide birşeylerin paylaşılmış olması ama farkındalığın olunmaması,belki sözlerinin yazılımında çok zorlanmaması ama herkesin böyle birşeyi düşünüp veya hissedip yazamaması gerçekten özel bir şarkı, ki normalde ben dinlediğim müziklerde o şarkının melodisine müziğine bakarım daha çok önem veririm ki eylül akşamı sözlerine önem verdiğim şarkılardandır.=)